• 9. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI GİRİŞ ÜNİTESİ DERS NOTLARI

    Fikir ve sanat dallarından biri olan edebiyat, insanlara estetik zevk uyandırmaya çalışan bir türdür. Bundan dolayı da “Edebiyat nedir?” sorusuna ver...

Fikir ve sanat dallarından biri olan edebiyat, insanlara estetik zevk uyandırmaya çalışan bir türdür. Bundan dolayı da “Edebiyat nedir?” sorusuna verilecek cevabı şöyle ifade edebiliriz.

Edebiyat; bilgi, gözlem ve deneyimlere dayalı düşünce, duygu ve hayallerin sanatçının yorumundan geçirilerek etkili bir şekilde söz ya da yazıyla anlatılması sanatıdır.

Edebiyatın öğretici yanı da vardır. Bu açıdan değerlendirildiğinde nazım türlerine ve sözlü, yazılı eserlerin kurallarına dair bilgi veren eserlere de edebiyat denebilir.

Edebiyat, kendi içerisinde yoğun bir yapıya sahiptir. Bilgiyi iyi öğrenmek, iyi bir gözlem yapmak, yaşanmışlıkları hissetmek ve bunların tamamını kendi süzgecinden geçirmek edebiyatçının en önemli özellikleridir. Edebiyat, aslında eser veren sanatçılar ve onların eserleriyle ilgili yapılan değerlendirmelerdir. Ancak zamanla edebiyat kelimesi genelleme yoluyla türün tamamını kapsayıcı bir özelliğe bürünmüştür.

O zaman edebiyatın özelliklerini maddeler halinde yazarsak;

1. Gözleme dayalıdır.

2. Hayaller yardımıyla gerçek yeniden kurgulanır.

3. Söz ya da yazıyla aktarılabilir.

4. Fikir ve sanat dallarından etkilenir.

5. Kesinlik bildirmez; ama kaynak olarak kullanılabilir.

6. Öğretmekten çok düşündürmek amaçlanır.

7. Sanatçının düşüncesine göre seslendiği hedef kitle değişebilir.

8. Özneldir, söylenen söz sanatçıya aittir.

9. Müzik gibi işitsel (fonetik) sanatlar içerisinde yer alır.

10. Malzemesi dildir, hiçbir maddi malzemeye ihtiyaç duymaz.

Edebiyat ne değildir?

 Edebiyat yapmak, edebiyat yapıyor, bana edebiyat okuma, bana edebiyat yapma gibi ifadeler edebi eseri ve edebiyatı küçümseyen ifadeler olarak günümüzde çoğunlukla kullanılmaktadır.

Boş laf veya süslü laf olarak görülen edebiyatı bu anlayıştan bir an önce uzaklaştırmak gerekir. Unutmayalım ki bir toplumun geleceğe taşıyabileceği tek şey kültürüdür. Bu kültürü de ancak edebiyat aracılığıyla geleceğe taşıyabiliriz. Edebiyatı gereksiz görmek kendi kültürünü ileriye götürememek demektir.

Edebiyat kaça ayrılır?

Sözlü ve yazılı olarak ikiye ayrılır.

Sözlü edebiyat: Yazının kullanılmadığı dönemlerde dilden dile söylenerek günümüze kadar ulaşmış ve anonim (halkın ortak malı) olarak gelişen ürünlerin tamamına sözlü edebiyat denir.

Yazılı edebiyat: Yazının kullanılmaya başlamasından itibaren yazarı belli olan her türlü edebiyat ürünlerine yazılı edebiyat denir.

Edebiyatın içeriği ve konusu nedir?

Şair ve yazarların oluşturdukları metinlerde konu olarak ele aldıkları her şey edebiyatın konusunu belirlerken bu ürünlerde kullanılan dil edebiyatın üslubunu, tür ise edebiyatın içeriğini oluşturur. Edebiyatta türler içeriklerine ve kullanıldıkları yerlere göre hikâye, deneme, roman, makale gibi adlar alır.

Ahmet Kabaklı (1924 – 2001)

Türk Edebiyat Cemiyeti bünyesinde yürüttüğü edebiyat faaliyetleriyle edebiyata büyük bir katkı yapan Ahmet Kabaklı, Türk Edebiyatı adlı bir dergi de çıkarmıştır.

Edebiyat tarihi açısından son derece önemli bir kaynak olan ve 5 cilt halinde yayımlanan Türk Edebiyatı adlı edebiyat tarihi kitabı bu alandaki en önemli eserlerden biridir. Bu açıdan edebiyat tarihçisi denilince akla ilk gelen isimlerden biri olarak da dikkat çekmektedir.

DİLİN KULLANIMINDAN DOĞAN TÜRLERİ

Lehçe, şive, ağız, argo, jargon, standart dil gibi dil farklılıklarının olduğu Türkçe, bu farklılıkların en belirgin olarak yaşandığı dillerin başında gelir. Şimdi size bu farklılıkları örneklerle açıklayalım.

Lehçe: Bir dilin bilinmeyen dönemlerinde yani metinlerle takip edilemeyen dönemlerinde, o dilden ayrılarak farklı bir gelişim evresine ulaşmış kollarına lehçe denir. Şekil, ses ve kelime açısından büyük farklılıklar gösteren lehçe, özellikle coğrafi ve kültürel değişimler neticesinde ana dilden ayrılmıştır. Türkçenin iki ana lehçesi Yakut Türkçesi ve Çuvaş Türkçesidir.

Örnek:

İki lehçede de “Yeni yılınız kutlu olsun” ifadesi şu şekildedir.

Çuvaş Türkçesi: Sene sul yaçepe salamlatap

Yakut Türkçesi: Ehigini şanga cılınan eğerdeliibin

Şive: Türkçenin izlenebilen tarihi dönemlerinde bazı kelime ve ses farklılıklarıyla birbirinden ayrılan kollarına şive denir. Lehçelerde var olan keskin ayrılıklar şivelerde yoktur. Türkçenin birçok şiveleri vardır. Kazak, Uygur, Kırgız, Azeri Türkçesi Türkçenin en önemli şiveleridir.

Örnek:

Türkiye Türkçesi: Yakında bakkal var mı?

Azeri Türkçesi: Bu yahınlarda erzag dükkânı var mı?

Özbek Türkçesi: Yakında bakkal barı mı?

Uygur Türkçesi: Yakinda bakkal dukini barmu?

Ağız: Bir ülkenin sınırları içerisinde oluşan bölgesel konuşma şekillerine ağız denir. Sadece bölgesel konuşma dilinde görülen bu farklılık yazı dilinde aynıdır.

Kayseri ağzı:  Nöörüyoon?

Adıyaman ağzı: Ne yapon?

Isparta ağzı: Netceb?

Rize ağzı: Ne edeceesun?

İstanbul ağzı: Ne yapıyorsun?

ÖNEMLİ BİR NOT: Şive ile ağız kavramları çok karıştırılmaktadır. Örneğin Doğu Anadolu’da ya da Karadeniz’de konuşulan Türkçe, şive olarak adlandırılmaktadır. Karedeniz şivesi, Ege şivesi gibi adlandırılmalar aslında yanlıştır. Ülke içerisinde konuşmada görülen farklılıklar ağız terimini, ülkeler arasında görülen değişimler ise şive terimini oluşturur.

Argo: Çoğunlukla eğitimsiz kişiler tarafında kullanılan ve her yerde kullanılmayan söz veya deyimlere argo denir. Ortak dilde kullanılan sözcüklere farklı anlamlar yüklenerek oluşan argo, farklı bir anlaşma şeklidir.

Jargon: Belli meslek grupları içerisinde sadece onların anlayabilecekleri ortak dile jargon denir. Denizcilerin, polislerin, doktorların kendi içlerinde anlaşmalarını sağlayan ve başkalarının anlamadığı bir dildir.

Konuşma dili: İnsanların günlük yaşamlarında kullandıkları ve karşıdakiyle iletişimi sağlamak için kullanılan dildir. Bu dil gelişi güzel kullanıldığı için dil bilgisi kurallarına uyma gibi bir zorunluluğu da yoktur. Bu açıdan bölgeden bölgeye değişime uğrayarak ağızları oluşturan bir dildir.

Yazı dili: Kültür dili ya da edebi dil olarak da adlandırılan yazı dili; bir dilde anlaşma kolaylığı sağlayan ana dildir. Milli Edebiyat sanatçılarının 1900’lü yıllardan sonra kullanmaya başladığı İstanbul Türkçesi bugünkü yazı dili olarak kullanılmaktadır.

YORUMLAR

TYT-AYT SINAVLARI

TYT-AYT SINAVLARI

18 Haziran 2020

[easy_countdowner name=”demo_countdowner” theme=”default” animation=”smooth” end_date=”2020-06-18″ end_time=”10:00:00″ day_label=”Gün” hour_label=”Saat” minute_label=”Dakika” second_label=”Saniye” day_color=”#facd0d” hour_color=”#facd0d” minute_color=”#facd0d” second_color=”#facd0d” circle_bg_color=”#facd0d”]

SON YAZILAR
POPÜLER YAZILAR
SON YORUMLAR
  • Selçuk
    1. Selçuk MEB Öz Değerlendirme Raporu
    Sevgili admin. Bizlere yardımcı olmak adına daha fazla kanıt paylaşırsanız seviniriz. Örnek olması, yol göstermesi açısından😊😊😊
  • admin
    2. admin MEB Öz Değerlendirme Raporu
    İş sağlığı ve güvenliği kapsamında ne tür tedbirler alınıyor ve hangi çalışmalar yapılıyor? İş sağlığı ve güvenliği konusunda okul yönetiminin aldığı tedbirlere uyulmaktadır. Okul içerisinde ve sınıflarda görülen durumlar gerektiğinde…
  • admin
    3. admin MEB Öz Değerlendirme Raporu
    Fiziki mekân, ekipman ve kaynakların etkili kullanımı nasıl sağlanıyor? Okul kütüphanesi 9.sınıf öğrencilerine tanıtılmıştır. Öğrencilerin kütüphaneden yararlanmasına yönelik olarak her gün bir öğrenci kütüphanede nöbetçi olarak görevlendirilmiştir. Ayrıca okul kütüphanesi…